Günün Sözü

20 Temmuz 2011 Çarşamba

Panda Cloud Office Protection 5.50

0 Yorum Yazılmış
Panda Security,Cloud Office,Protection,uzaktan,bağlantı
Panda Security Panda Cloud Office Protection 5.50’yi duyurdu.
Yeni versiyon ile Teamviewer, UltraVNC, TightVNC, RealVNC yazılımları kullanılarak konsol üzerinden arzu edilen kullanıcı ile uzaktan bağlantı kurulabilecek.
Bu yeni özellik sayesinde IT yöneticileri Panda Cloud Office Protection ile korunan kullanıcılara uzaktan erişebilecekleri için ciddi bir zaman kazancı sağlayacaklardır. Sadece basit bir tıklama ile yaşanılan sorunlar ya da yükleme amacı ile kullanıcılara bağlanılabilir.
Geçtiğimiz aylarda PC Magazine Rusya tarafından 5 yıldız alan Panda Cloud Office Protection, web konsolu sayesinde her an her yerden yönetilebilen bulut tabanlı bir endpoint güvenlik servisidir.
Panda Cloud Office Protection’ın bir bulut servisi olduğunu ve antivirus sunucularına olan ihtiyacı ortadan kaldırdığını vurgulayan Avtürk Ürün Müdürü Okan Horasan, bu çözümün konsolda bulunan dağıtım aracı ile ya da içinde özel yükleme dosyasının linki bulunan basit bir e-posta yardımı ile kurulabileceğini; koruma ayarları için grup politikaları, bütün zararlı türlerinin ve ağ tehditlerinin birleşik olarak izlenebileceği raporlar, merkezi ve birleşik bir karantina sunabildiğini söyledi.
Yeni versiyon Panda Security’nin yine yeni duyurduğu Panda Cloud Partner Center ile tamamen entegre olarak çalışmaktadır. Bu konsol sayesinde servis sağlayıcılar ve kanal ortakları tek bir konsol üzerinden müşterilerinin güvenliğini ve demodan alıma, alımdan yenilemeye kadar tüm döngülerini takip edebilirler. Bu avantajların yanı sıra; Avtürk Ürün Müdürü Okan Horasan, görüntüleme özellikleri sayesinde kanal ortakları korunmayan kullanıcıları, sunucuları ve iş istasyonlarını tanımlayarak, kendilerine yeni satış fırsatları yaratıp ek gelir sağlayabileceklerini de belirtti.
Yeni versiyona  Avtürk ve kanal ortakları aracılığıyla ulaşılabilir. Panda Cloud Office Protection çözümünü zaten kullanan kullanıcılar ise ücretsiz ve otomatik olarak güncel sürüme ulaşabileceklerdir.

Sosyal ağlardan bilgisayarınızın hatırını sorun!

0 Yorum Yazılmış
Isaac,sosyal ağ,bilgisayar,facebook,arkadaş,teknoloji
Bilgisayarınızı Facebook hesabınıza ‘arkadaş’ diye ekleyin iletişim ağınızı sosyal medyada ‘sohbet’ ederek denetleyin.

Sosyal ağlardaki ‘arkadaş’ sohbetlerine artık bilgisayarlar da ortak oluyor. Kablolu ve kablosuz iletişim ağları ve güvenlik alanında dünya devi olan Amerika merkezli Enterasys Networks’ün geliştirdiği ‘Isaac’  projesi sayesinde, sosyal ağları kullanarak bilgisayarınızın ‘hatırını sormak’ ve ‘sorununu çözmek’ artık mümkün.

Haziran ayının ilk haftasında ABD’de kamuoyuna tanıtılan proje, Temmuz ayı itibariyle Türkiye de dahil tüm dünyada uygulanmaya başlandı. Isaac projesi ile ağ sorunlarının belirlenmesi ve çözümü için gereken zaman, saatlerden saniyelere inecek ve güncellemeler herhangi bir mobil cihaz ile Twitter, Facebook, LinkedIn ve Chatter gibi bilinen bir sosyal medya arayüzü ile gerçekleşebilecek.

Geçtiğimiz hafta İstanbul Radisson Blu Hotel’de, Enterasys Networks CEO’su Chris Crowell ile Enterasys Networks Türkiye Direktörü Tarkan Süalp’in katılımı ile gerçekleşen basın toplantısında, Isaac Projesi tanıtıldı. Enterasys Networks’ün dünyada ve Türkiye’deki yatırımları hakkında da bilgilerin aktarıldığı toplantıda konuşan Enterasys Networks CEO’su Chris Crowell, 2011 yılında Türkiye pazarında çok iyi bir büyüme gerçekleştirdiklerini ve Türkiye’deki pozisyonu korumak için yatırımlara devam edecekleri söyledi.

Dünya nüfusunun yaklaşık altıda birinin kullandığı Facebook, Twitter gibi sosyal ağları, bilişim altyapıları için yenilikçi bir sorun çözme platformu olarak değerlendirdiklerini söyleyen Enterasys Networks Türkiye Direktörü Tarkan Süalp ise, “Isaac dünyada bir ilk hizmet. Isaac ilk kez, insanların makinelerin diline uyum sağlama gerekliliği yerine, makinelerin insanların dilini konuşabilmesine olanak sağlıyor” diye konuştu.

‘Açık iletişim’ yaklaşımını benimseyen Enterasys Networks tarafından geliştirilen ‘Isaac’ projesi ile artık kurumsal ağ aygıtları, Facebook, Twitter, Salesforce Chatter ve Linkedln benzeri arayüzler üzerinden proaktif şekilde yönetilebilecek. Bu hizmet sayesinde Enterasys, sosyal ağlara kişisel kullanımın dışında ‘kurumsal bir işlev’ kazandırmış oldu. Patent başvurusu Enterasys Networks tarafından yapılan bu yenilikçi teknoloji, IP ağına bağlı aygıtları kontrol edebilme yeteneği ile alanında devrimci bir yaklaşım olarak kabul ediliyor.

Toplantıda Enterasys’in Türkiye dahil tüm ülkelerdeki faaliyetleri hakkında bilgi veren Enterasys Networks CEO’su Chris Crowell, “güvenilirliliği ve ürün/hizmetlerinin esnekliği ile bilinen Enterasys’in, kurumlar tarafından tercih edilme oranının her geçen gün arttığını ve buna paralel olarak mevcut kadroların genişletilmesi konusunda, gerekli çalışmalara başladıklarını” belirtti.

Bir tweet ile ağ sorununuz çözülecek 
Isaac’in insanların makinelerle etkileşime girmesini sağlayan bir sosyal medya arayüzü olduğunu söyleyen Crowell, şu bilgileri verdi; “Sosyal medya insanların birbiriyle etkileşimi için yaratılmıştı ancak gelecekte makinelerle etkileşime girmek isteyen insanlar ve insanlarla geri iletişime girmek isteyen makineler göreceğiz.
Örneğin, dışarıdayken evinizdeki makineye bir tweetle ‘evin ısısını serin yap’ talimatı vermek gibi. Şimdi Isaac ile aynı şeyi iş dünyasında da yapabiliyorsunuz. Bu, bilgi teknolojilerinin ‘cunsomerisation’ı (tüketici için kolay kullanılır hale getirilmesidir) yani, bilgi teknolojilerini, pazardaki her kullanıcı için erişilebilir, ulaşılabilir ve kullanılabilir yapmak.”
Isaac’in sistem yöneticisi ve ağ yöneticisi için destek vermek adına her yerden her an erişimi mümkün kıldığın anlatan Crowell, “Eşinizle akşam yemeğine çıkmak üzeresiniz ve tam o anda ofisinizden bir telefon geliyor. Size “ağa bağlanırken sorun yaşıyorum” diyor. Artık otomobilinizden ayrılmadan ya da yemeği yarım bırakmadan, ağdaki makineye sorunu çözmek için mesaj gönderebiliyorsunuz. Bu da işin güzel tarafı: Her an, her yerden altyapıyı yönetmek ve kontrol etmek için kolay erişim!”
Isaac bilgisayarınızla konuşturacak 
Dünyada her geçen gün daha fazla büyüme kaydeden sosyal iletişim platformları için yeni kullanım amaçlarının geliştirilmesinin doğal olduğunu söyleyen Enterasys Networks Türkiye Direktörü Tarkan Süalp ise konuya ilişkin şunları söyledi: “Isaac sayesinde, BT sunucuları günümüz sosyal ağlarına bağlanabilecekler, iletişim yeteneği ile durumlarını bildirip BT yöneticisinden komutlar alabilecekler.
Peki bu nasıl mümkün olacak? Isaac sayesinde bilgisayarınızı örneğin Facebook hesabınıza tıpkı bir arkadaş ekler gibi ekliyorsunuz ve bilgisayarınıza  ‘nasılsın bir sorun var mı?’ diye sorabiliyorsunuz. Bilgisayarınız bu mesajınıza karşılık varsa sorununu iletiyor ve çözebiliyorsunuz. Hatta siz hiç sormadan bilgisayarınız ‘şu sorunlarım var’ diye mesaj göndererek sizi uyarıyor.  Bu yenilikçi teknoloji sayesinde BT kuruluşları oluşabilecek ağ sorunlarının bir adım önünde olabilecek ve yüksek kaliteli hizmet anlaşmalarının sunulmasında çıtayı yükseltecekler” diye konuştu.

Mobil cihazlarla her yerden erişilebilme özelliğinin yanı sıra özel bir eğitim ya da yeteneğe sahip olmaksızın, karmaşık BT ortamlarının yönetimini mümkün kılan “Isaac” kullanıcısına şu yenilikleri sunuyor:

● Isaac projesi sayesinde artık, ağa bağlı makineler ile hem normal dilde, hem de makinelerin kendi dillerinde iletişim kurma olanağı mümkün.

● Sosyal medyayı en sık kullanan bilişimciler, Isaac projesi sayesinde, en rahat koşullarda ağ sorunlarının üstesinden gelecek.

● İletişimde bir uçtan ötekine, güçlü güvenlik kontrolleri içeren Isaac, mevcut altyapıya uygun, hızlı ve kolay kurulum sağlıyor.

Google+'a bir yumruk daha!

2 Yorum Yazılmış
Facebook,Google+,internet,ilan,site,sosyal ağ
Facebook Google+ ilanlarını engelliyor...

İstediğin kadar yaratıcı ol, eğer Facebook izin vermezse hiçbir şey yapamazsın!


Facebook geçtiğimiz günlerde site üzerinde verilen ilanlardan birini tek taraflı olarak kaldırmakla suçlanıyor. Uygulama geliştiricisi Michael Lee Johnson Google+ çevresini genişletmek ve daha çok arkadaş toplamak için beklenmeyen bir yönteme başvuruyor. Facebook üzerinde bir ilan yayımlıyor. Çok basit bir Facebook ilanı hazırlıyor. İlanın içinde sadece "Michael'ı Google+'a ekleyin" yazıyor.
Reklamın devamında ise "Eğer Google+ hesabı olan şanslı insanlardan biriyseniz, neden bir internet uygulaması ve teknoloji virtüözü olan Michael Lee Johnson'ı çevrelerinize eklemiyorsunuz" yazıyor (ilanın örneği için yandaki resme bakmanız yeterli).

Peki bundan sonra ne oluyor?

Facebook hem bu ilanı kaldırıyor, hem de Michael'ın diğer tüm ilanlarını da sistemden siliyor. Hem de Michael'a kısacık bir mesaj göndererek: "Bu hesap durdurulmuştur. Tüm ilanlarınız durdurulmuştur ve bu ilanlar bir daha Facebook'ta yayımlanmayacaktır. İlanlarınız Facebook servis şartlarına uygun değildir. Hangi şartları ihlal ettiğinizi açıklayamıyoruz. Daha fazla sorunuz için kullanım sözleşmesini okuyunuz".
Michael Lee Johnson yaptığı açıklamada bu ilanın hangi Facebook sözleşmesini veya şartını ihlal ettiğini keşfedemediğinin altını çiziyor ve tüm ilan kampanyalarının Facebook tarafından toplu olarak durdurulmasının haksızlık olduğunu iddia ediyor. Bu konuyu yakın bir zamanda mahkemeye götüreceğini de belirtiyor. Önümüzdeki günlerde veya haftalarda Facebook'a bir dava daha açılırsa şaşırmamak gerekli...

Ve karşınızda Nokia Sea Ray! (Video)

0 Yorum Yazılmış
Nokia,Sea Ray,phone,windows,cep telefonu,mobile
Nokia'nın sır gibi sakladığı, Windows'lu ilk cebi Sea Ray canlı canlı internete sızdı! Videomuzda...

Nokia'nın Microsoft ile yaptığı Windows Phone 7 ortaklığının ardından, aylardır herkes bu ismi tekrarlayıp duruyordu: Sea Ray... Sea Ray, Nokia'nın ilk Windows Phone 7'li cebine verdiği kod isim. Dolayısıyla herkesin, Windows'lu ilk Nokia'yı merak etmesi de şaşılacak bir durum değil.
İşte o Sea Ray, sonunda internete sızdı. Hem de cansız birkaç bulanık kare olarak değil, ayrıntılı bir video olarak.

Videoda Sea Ray'in bir üretyim merkesinde çekildiği zannedilen görüntüleri var.

Hem kasa özellikleri, hem de Windows Phjone 7'si ve kamerası net bir biçimde gözler önüne seriliyor.
Video:


Modern Warfare 3 "çalındı"!

0 Yorum Yazılmış
Modern,Warfare 3,saldırı,oyun,
MW3'ün resmi sitesi saldırı altında.

Uzun zamandır beklenen CoD: MW3, hiç hesaplamadığı bir sepebten dolayı ne yapacağını şaşırdı.


Son yılların iki büyük yapımı olan Modern Warfare ve Battkefield 3'ün piyasaya çıkışları için geri sayım sürüyor. Aralarındaki rekabetin günden güne daha da kızıştığı iki dev firmadan hangisi bir adım ileriye gidebilecek bilinmez ama Battlefield'ın sağdık takipçileri, çoktan oyunları için bir şeyler yapmaya başladılar bile.
Geçtiğimiz günlerde durum öyle bir noktaya geldi ki Activision, piyasaya yeni çıkaracak olduğu Call of Duty: Modern Warfare 3 isimli oyunu için açacağı resmi site olacak olan ModernWarfare3.com URL'sinin çoktan kullanımda olduğunu öğrendi. Siteye girmek istendiğindeyse kullanıcının otomatik olarak Battlefield 3 sayfasına yönlendiriliyor olması Activision'u yasal yollara başvurma konusunda teşvik etmeye yetti.
Fusible.com'dan yapılan açıklamaya göre Activision, URL konusunun bir an evvel çözüme ulaşması için Ulusal Tahkim Forum'una çoktan başvurmuş durumda. 11 maddelik şikayet beyannamesi içeren bir rapor sunan Activison, sitenin kendilerinden başkasına ait olamayacağını savunuyor.
ModernWarfare3.com an itibariyle resmen saldırı altındaki bir site gibi gözüküyor ve site içerisinde YouTube üzerinden paylaşılmış birçok video bulunuyor. Bu videoların arasında Modern Warfare 3'ü en çok yerin dibine sokansa, ünlü İngiliz komedi serisi olan Monty Python and the Life of Brian isimli filmdeki pelte Sezar sahnesinin, Modern Warfare 3'ü aşağılamak için yeniden seslendirilmiş hali oldu.

Büyük hack'e farklı bir yorum

0 Yorum Yazılmış
sony,ps 2,hack,hacker,internet
Sony'den hack konusunda şaşırtan açıklama!

Sony'den, ardı ardına aldığı hacker darbeleri hakkında çok farklı bir açıklama geldi...


20 Nisan'da Sony Playstation Network'un hacklenmesi dünya çapında büyük gündem oluşturmuş ve birçok kullanıcının hesap detayları ortaya çıkmıştı. Birkaç hafta boyunca açılamayan Playstation Network için Sony'nin internet eğlence bölüm başkanı Tim Schaaff şaşırtıcı açıklamalar yaptı; "Müthiş bir tecrübe ve gerçekten iyi bir zaman geçirdik. Tabii yeniden böyle bir şey olmasını istemem. Bir hacker sizi yakalayacaktır önemli olan bununla baş edebilmeniz için hayatınızı nasıl yönlendirdiğiniz."
PC Magazine'in haberine göre; Sony durumu gayet iyi bir şekilde atlatmış durumda; "Yeniden geri geldik, şu an dünyadaki her şey çalışır durumda ve işin en şaşırtıcı tarafı tüm müşterilerin geri gelmiş olması. İnternet bağlantıları eskisinden de iyi, satışlar daha da iyi ve bu tecrübeden dolayı şaşırtıcı şekilde memnunuz."

BMW'den yüzyılın projesi!

0 Yorum Yazılmış
bmw,taşıt paylaşımı,proje,otomobil
Dünya devi "taşıt paylaşımı" sistemiyle atağa geçiyor...

Araç kiralama sistemini bir adım daha ileri götüren BMW, 'kullandıkça öde' sistemiyle bir "taşıt paylaşım sistemini" hayata geçirdi. Şu sıralar Münih'te kullanılan sistem Berlin'de de tanıtıldı. Bu programla, sürücüler interneti veya bir akıllı telefon uygulamasını kullanarak şehrin farklı yerlerine park edilmiş otomobilleri ayırtacak, sonra sürücü ehliyetlerine takılan bir çip vasıtasıyla bunlara erişecekler.
Kullanılacak araçların dakikası ise biraz pahalı: 25 peni yani 66 kuruş. Başarıyla uygulanan sistemin dünya çapında yaygınlaştırılması hedefleniyor. Bunun için düğmeye basan BMW, Almanya'dan sonraki ilk uygulamasını İngiltere'de başlatacak. İngiltere'de ise Londra, Birmingham ve Manchester pilot bölgeler olarak seçildi.
Bu inovatif fikre firma, 300 BMW 1 Serisi araçla destek veriyor. BMW bu işi Almanya’daki en büyük araç kiralama firması SIXT'le birlikte yapıyor. Sistem birçok yeniliği de bünyesinde barındırıyor. Bankaların kullandığı güvenlik uygulamasına benzer bir şifreleme sistemi kullanan sistem, bir kullanımlık şifreyle aracın bulunduğu konumda anahtarsız çalışmasına olanak sağlıyor. Ayrıca, cep telefonu uygulamalarıyla uygun araç bulunabilecek.
Talebe bağlı olarak plana yeni otomobiller de eklenecek. BMW'nin yeni alt markası, "i serisi" elektrikli otomobilleri de plana dahil edilecek.
Firma ayrıca 'ParkatmyHouse.com' park sitesine de yatırım yaptığını duyurdu. Bu site ise sürücülere, kendi özel park alanlarını, garajlarını ve  kullanıma sunan, ev sahipleriyle iletişime geçerek araçlarını bu güvenli alanlara uygun bir ücret karşılığında park etme olanağı sağlıyor.
BMW ayrıca, sürücülere, trafik kameralarını kullanarak, en uygun rotayı belirlemesine olanak sağlayan 'My Cith Way'e de (New York merkezli) yatırım için fon ayırdı.

IBM'den Şehir Üniversitesi'ne ödül

0 Yorum Yazılmış
ibm,istanbulişehir üniversitesi,sensör ağ,uygulama,ödül
İstanbul Şehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü, “Sensör Ağ Uygulamaları” dersi projesi, IBM’in Akıllı Gezegen (Smart Planet) girişiminden ödül kazandı.

IBM’den sağlanacak destekle, İstanbul Şehir Üniversitesi öğretim üyeleri ve öğrencileri, IBM Zürih laboratuvarlarında geliştirilmiş olan “Mote Runner” yazılımını kullanarak bu cihazlar üzerinde çalışan sistemler geliştirebilecek.
Teknoloji dünyasının devlerinden IBM’den İstanbul Şehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nün ‘Sensör Ağ Uygulamaları’ projesine ödül. İstanbul Şehir Üniversitesi’nin öğretim üyeleri ve öğrencileri, IBM’den sağlanacak desteği çevremizin sağlığını ölçebilecek sistemleri geliştirmek için kullanacak.
Sensör Ağ Uygulamaları Projesi hakkında bilgi veren İstanbul Şehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ahmet Bulut, “Bu proje, bir bilgisayarın sadece hafızasını kullanarak, hızlı akan veri üzerinden ‘bilgi’ çıkarmak, bunu yaparken de mümkün olduğunca az hafıza kullanmaya ve doğru sonuç üretmeye odaklanıyor. Bu çalışmaların odak noktasında sensörler var. Çünkü sensörlerin kapasitesi normal bilgisayara oranla kat kat düşük. Bu sebeple geliştirilen teknikler, bu cihazlar üzerinde işlem yapabilmeyi mümkün kılıyor” dedi.
Çevremizin sağlığını ölçebiliriz
Sağlığımız için kalp ritmimizi, vücut ısımızı, kan şekerimizi düzenli olarak ölçtürdüğümüz gibi çevremizin sağlığını da ölçebileceğimizi ifade eden Bulut, “Karbon salımı ve hava kalitesi, nem oranları ve iklim değişiklikleri, trafik sıkışıklığı, su kalitesi ve daha birçok kriter ölçülebiliyor. Son zamanlarda gelişen Mikro-Elektro-Mekanik-Sistemler (MEMS) sayesinde dünyanın sağlığını mümkün olan her noktada ölçebilir dolayısıyla iyileştirebiliriz. Ölçümler sonucunda elde edilen şeffaflık ile her bir bireyin çevresine karşı daha sorumlu davranmasını sağlayabiliriz. Bunu gerçekleştirebilmek için IBM in desteğini arkamıza aldık. Bu destekle üniversitemizde Sensör Ağ Uygulamaları dersini dizayn edeceğiz. IBM Zürih laboratuvarlarında geliştirilmiş olan Mote Runner yazılımını da kullanarak bu cihazlar üzerinde çalışan sistemler geliştireceğiz” diye konuştu.

Erkek nesli tükeniyor mu?

0 Yorum Yazılmış
sperm,erkek,nesil,sağlık,bilim
Erkeklerde sperm sayısı azalıyor, sperm parametreleri değişiyor, normal değerleri düşüyor, küresel ısınma spermleri de öldürüyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), çocuğu olan erkekler üzerinde 4 kıtada yaptığı araştırma sonuçlarına göre, sperm parametrelerinin düştüğünü, açıklıyor.
Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Serhat Partalcı; iyi haberin semen (meni) değerlerinin düşmesine rağmen halen gebeliklerin oluşabildiğini, kötü haberin ise semen (meni) değerlerindeki bozulma bu hızla devam ederse insanoğlunun yakında gebelik oluşturmakta çok zorlanabileceğini belirtiyor.
Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Serhat Partalcı; sperm sayısını ve fiziki özellikleri incelendikten sonra hareketliliği ve hareketin niteliğinin değerlendirildiğini belirtiyor.
Bu bağlamda bir iyi birde kötü haberinin olduğunu vurguluyor. Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) son yayınladığı verilere göre evli çiftlerin kendiliğinden gebelik oluşturabilmesi için gerekli en düşük semen değerleri eskiden (1999 verilerine göre) 2 ml iken son araştırmada 1,5 ml’ ye düştüğünü, spermin hareketlilik oranının ise % 61’ den % 40’ a düştüğünü belirtiyor. En önemlisinin ise morfoloji yani spermlerin şekil bozukluğu oranının gebelik yeterliliği için % 15 yeterli görülürken, son verilere göre %3’ e düştüğünü belirtiyor. Aynı zamanda Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) eskiden % 5’ in altında kalan değerleri mutlak kısır kabul ettiğini sözlerine ekliyor.
Op. Dr. Serhat Partalcı; tüm bu değişikliklerin çevresel nedenlerden kaynaklandığını vurguluyor. Testislerin vücut derecesinden 1 – 1,5 derece daha düşük ısıda çalışmaya programlandığını spermlerin 35,5 - 36 derecede yaşadığını, bu sebepten dolayı vücut dışına yerleştirildiğini, son yıllarda yaşanan küresel ısınmanın da etkisiyle spermin yarıdan fazlasının kaybolduğunu belirtiyor. Gelişen teknolojiyle birlikte elektro manyetik alanların içinde bulunmanın, yediğimiz hazır gıdaların, kutu içeceklerin ve sigara kullanmanın sperm sayılarını azalttığının altını çiziyor.
Avrupa Tüp Bebek Merkezi Klinik Direktörü Op. Dr. Serhat Partalcı; genetik mirasını değiştiremeyen erkeğin sperm sayısını arttırmak için; doğal beslenmeye önem vermesini, konserve ve hazır yiyeceklerden uzak durmasını, sigara, alkol ve madde kullanımını kesmesini, stresi yönetmeyi öğrenmesini, kıyafetlerini özellikle iç çamaşırını pamuklu ve serin tutan kumaşları tercih etmesini, beden ölçüsünden dar pantolon kullanmamasını tavsiye ediyor.

Dev asteroit yakından görüntülendi!

0 Yorum Yazılmış
asteroit,keşif,uzay,bilim,vesta,
200 yıl önce keşfedilen dev asteroit Vesta en yakından görüntülendi.

Gök bilimcilerin 200 yıldan beri gözlemlediği dev asteroit Vesta, Dawn (Şafak) uzay aracı tarafından hiç olmadığı kadar net bir şekilde görüntülendi. Dawn’un 17 Temmuz’da çektiği fotoğrafları inceleyen California Üniversitesi’nden Christopher Russell, “Güneş Sistemi’ndeki en eski cisimlerden biri üzerinde çalışmalara başlayabiliriz” dedi.
Russell, “530 kilometre genişliğindeki asteroitin taşıdığı izlerin incelenerek çok uzun geçmişinde başına neler gelmiş olabileceğini çözmeye çalışacaklarını” ifade etti. Mars ile Jüpiter arasında bulunan asteroit kuşağının en büyük ikinci cismi olan Vesta’nın, Dünya veya Mars gibi kayalık bir gezegen haline gelme ihtimali bulunuyordu. Ancak Jüpiter’in çekim gücüyle karmakarışık olan asteroit kuşağı bunu mümkün kılmadı.
Cumartesi günü TSİ 08.00’da Vesta’nın yörüngesine giren Şafak, bir yıl boyunca dev asteroiti gözlemleyecek. 466 milyon dolara mal olan Şafak uzay aracı, Eylül 2007’de uzaya gönderildi. Vesta’ya erişebilmek için 2.7 milyar kilometre yol kat eden uzay aracı, 2015 yılında asteroit kuşağının en büyük cismi Ceres’in yörüngesine girecek.

Samsung tıbba da el atıyor

0 Yorum Yazılmış
samsung,tıp,sağlık,X- Ray,MRI,teknoloji
Ürünleri hafıza çiplerinden televizyonlara kadar uzanan Samsung Electronics Co., General Electric Co. ve Siemens AG’ye tıbbi ürün satışında rakip olabilmek için X- Ray ve MRI üreticisi şirketler satın almak istiyor.

Büyüyebilmek için kendine yeni marketler arayan Samsung, tıp dünyasında da başarı kovalayacak. Samsung Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jo Jae Moon, Seul’de yapılan bir röportajda 2020’ye kadar şirketin tıbbi ekipman yapan şirketlere yapılacak yatırımın 1.1 milyar dolar olarak planlandığını söyledi.
Başkan Lee Kun Hee de bu planı yıllık geliri 9 milyar dolar olabilecek bir projeye çevirmeye çalışacaklarını söyledi. Bu geliri özellikle Japonya, Avrupa ve ABD’de rekor talebe ulaşmış sağlık hizmetlerinden beklediklerini açıkladı.
Analist Bae Ki Dal ise bu planı doğru bulacak rakamları Samsung’un önüne çıkartıyor ve ‘Pahalı tıbbi ürünlere talebin artmaya devam edecek’ diyor.
‘Listemizde bir sürü şirket var ve hepsiyle iletişim içindeyiz’ diyen Jo, Samsung’un genellikle denizaşırı, küçük şirketleri almayı tercih ettiğini dile getirdi. Hedeflerininde ultrason, röntgen ve emar ürünlerinde dünya birincisi olmak olduğunu söyleyen Jo, bunun için şirketler ile buluşmaya ve anlaşmaya devam edileceğini açıkladı.
5 senedir çok düşük büyüme oranlarına sahip Samsung’un, insanların ortalama yaşının yükseldiği bir zamanda bu markete girmek istemesi büyüme için en iyi çare olarak görülüyor. Ancak markette dominant güç olan General Electric grubu geçen sene bu markette 16.9 milyar dolar kazandı. Yani Samsung'un işi kolay değil...
Bunların dışında Samsung tıbbi ürün araştırma ve geliştirme üzerine çalışan Medison'la işin bu yönüne de artık ağırlık veriyor. 2009’da 10 kişinin işe alındığı şirkette bu sene 200’den fazla kişi çalışıyor.
Medison 1985’te kurulmuş ancak aşırı büyümeden dolayı 2002’de batmıştır ve 2006’da Consus grubu tarafından satın alınmıştı. 2010’dan itibaren de Samsung’a satılmıştı.

Mermere alternatif kir tutmayan cam

0 Yorum Yazılmış
mermer,cam,bilim,icat,fayans,seramik
Banyo, duş kabini, mutfak tezgahı, merdiven, balkon korkulukları ve sehpa yapımında kullanılan mermere alternatif olarak kir tutmayan cam üretildi.

Aymina Kompozit Lamina Cam ve Solar Panel'in sahibi Mustafa Aydeşkin, gazetecilere yaptığı açıklamada, nano teknolojiyle üretilen camın mermerden daha ucuza mal edildiğini belirtti.
Üretilen camla dünyada bir ilki gerçekleştirdiklerini ifade eden Aydeşkin,''Ortaya çıkan ürün fayans ve seramiklerin kullanıldığı tüm alanlarda kullanılabiliyor. Mermerden farkı, desen ve renk sınırının olmaması ve daha ucuz olması. Cam mermer sağlamlığında, onun için kırılma ihtimali düşük. Cam üzerine müşteriden gelen talep doğrultusunda istenilen resmi, desenleri yapıştırıyoruz. Yapılan yapıştırmalar, ömür boyu renk solmasına ve aşınmaya karşı garantili'' dedi.
Nano teknolojiyle üretilen camın 300 derece sıcaklığa dayanabileceğini belirten Aydeşkin, ''Camın patentini aldık. Şu anda Türkiye'de kir tutmayan, yağmur kaydırıcı diye satılan ürünlerin en fazla 60 gün ömrü var. Ürünü ilk olması dolayısıyla tanıtabilmek maksadıyla metrekaresini 150 liradan veriyoruz. Cam kalınlığına göre fiyat değişiyor. Desen ne olursa olsun fiyatı etkilemez. Ürünümüzün renk ve desenine uyun bir şekilde yapılması durumunda piyasadaki 500 dolarlık mermerin renk ve desenini elde etmek de mümkün'' diye konuştu.
Camı, yarı saydam ve saydam olmayan şekilde ürettiklerini dile getiren Aydeşkin, camın nano teknolojiyle üretildiği için zor kirlenip çabuk temizlenebildiğini bildirdi.
Aydeşkin, üretilen camın banyo, duş kabini, mutfak tezgahı, merdiven, balkon korkulukları ve sehpaların vazgeçilmezi haline gelen mermere alternatif bir ürün olacağını sözlerine ekledi.

Böyle uranyum rezervi görülmedi

0 Yorum Yazılmış
uranyum,rezerv,hindistan,nükleer
Hindistan'ın güney eyaleti Andhra Pradesh'te dünyadaki en büyük uranyum rezervlerinden biri keşfedildi. Atom Enerji Komisyonunun yaptığı açıklamaya göre Kaddapa'daki Tummalapalle bölgesinde uranyum miktarı 150.000 ton.
Araştırmacılara göre, 150.000 tonluk rezerv bile Hindistan'ın büyüyen nükleer enerji talebine karşılık veremiyor. Bölgedeki araştırmalar devam ederken, yapılan tahminlere göre bulunan uranyum 35 kilometrelik bir alana yayılıyor.
Ülkenin elektrik ihtiyacının dörtte biri nükleer enerjiden elde etmeyi planlayan Hindistan, 2050'ye kadar 30 reaktör kuracak.

Android kavgası büyüyor

0 Yorum Yazılmış
sosyal ağ,medya,google,android,oracle,tazminat
Sosyal medya atağıyla Facebook'a rakip çıkarmayı başaran Google, mali karnesindeki başarılarına karşın bir başka bilişim devi Oracle'ın açtığı milyarlarca dolarlık tazminat davası nedeniyle sıkıntılı günler yaşıyor.

Şimdiye kadar Oracle'ın lehine gelişme kaydeden davada Oracle avukatları Google'ın İcra Kurulu Başkanı (CEO) Larry Page'in de ifade vermesini talep ettiler. Talebe gerekçe olarak, "Page'in davaya temel oluşturan kararları bizzat vermiş olması" gösterildi.
Java programlama dilinin geliştiricisi Sun Microsystems’ı 2009'da satın alan Oracle, Android mobil işletim sisteminde Java’nın bazı ögelerini doğrudan kopyaladığı gerekçesiyle Google’a dava açmıştı.

Oracle yönetimi Google'dan patent ve telif hakları ihlali gerekçesiyle 2,6 milyar dolar talep ediyor. Google ise "talep edilen rakamın hiçbir ölçüye uymadığını" açıklamıştı.
Bilişim uzmanları, Google’ın davayı kaybetmesi durumunda Android platformunun önemli ölçüde yeniden yapılandırmasının gündeme gelebileceğini, bazı uygulamalarda köklü değişikliklerin kaçınılmaz hale geleceğine dikkat çekiyor.

Rekor kâr
Bu arada Google'ın 2. çeyrek net kârının yüzde 36 arttığı açıklandı.
Açıklamada, haziran ayında biten üç ayda şirketin net kârının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artışla 2,5 milyar dolar olduğu belirtildi.
Geçen yıl ikinci çeyrekte şirketin net kârı 1,84 milyar dolar olmuştu. Aynı dönemde şirketin gelirleri de yüzde 32 artarak 9 milyar dolara çıktı.
Google Başkanı Larry Page, ikinci çeyreğin ''olağanüstü'' olduğunu belirterek, Google'ın yeni sosyal medya hizmeti ''Google+''nın 10 milyondan fazla üyeye ulaştığını kaydetti.

19 Temmuz 2011 Salı

Pasif içicilik, gençlerde duyma kaybını artırıyor

1 Yorum Yazılmış
pasif,içicilik,sigara,duyma,bilim,zararlı
Amerika Birleşik Devletleri'nde yapılan bir araştırma, sigara dumanına maruz kalan gençlerde duyma kaybının neredeyse ikiye katlandığını ortaya koydu.

12 ile 19 yaşları arasında, 1500 kadar Amerikalı gencin katıldığı araştırma, pasif içiciliğin gençlerin kulaklarına doğrudan zarar verdiğini gösteriyor.
Gençler dumana ne kadar çok maruz kalırlarsa oluşan zarar da o derece büyük oluyor.
Araştırmaya katılan pasif içici durumdaki 800 gencin yüzde 40'ında duyma sorunları belirlendi.
Sigaraya maruz kalmayan 750 gencin ise sadece yüzde 25'inde benzer sorunlar görüldü.
Öte yandan bu gençlerden sadece beşte birinden azı, duyma sorunları yaşadığının farkında.
Bilim adamları, duyma kaybı hafif düzeyde olduğundan, ancak belli testler uygulayıp düşük ve yüksek frekanslı seslerle sorun yaşayıp yaşamadıklarına bakarak anlıyor.
Uzmanlar, sigara dumanının orta kulak iltihabını artırdığını zaten savunuyorlardı.
Kulaklarda hassas olan kan dolaşımının da bozulduğuna, önemli değişiklikler oluştuğuna inanılıyor.
Bu nedenlerle uzmanlar, gençlerin sigara dumanından mümkün olduğunca uzak tutulmaları gerektiğinde birleşiyor.
New York Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırmayı yürüten profesör Anil Lalwani "kamusal alanlarda ve ev ortamında sigara içilmesiyle nasıl mücadele edebileceğimizi, çocukları duyma kaybını tespit etmek için ne zaman ve ne sıklıkla taramadan geçirebileceğimizi de değerlendirmeliyiz." diye konuştu.

Her üç Çinliden biri internet kullanıyor!

0 Yorum Yazılmış
çin,internet,ağ,Weibo,kullanıcı,sosyal ağ
Çin Hükümeti, Haziran sonu itibarıyla ülkedeki internet kullanıcılarının sayısının 485 milyona ulaştığını açıkladı. Bu rakam Çin nüfusunun üçte birine karşılık geliyor.
Çin İnternet Ağı Enformasyon Merkezi adlı kamu kuruluşunun açıkladığı verilere göre, internet kullanıcıların oranı bir önceki yıla göre yüzde 15 arttı.

En önemli artış, Weibo adlı Twitter benzeri mikroblog sitesinin abone sayısında yaşandı.
Yılın ilk yarısında Weibo kullanıcılarının sayısının üç kat artarak 200 milyona yaklaştığı belirtiliyor.
Twitter, Facebook gibi uluslararası alanda popüler sosyal paylaşım siteleri Çin hükümeti tarafından engelleniyor. Ülkede Youtube'a da erişilemiyor.
Sansür
Çin internet üzerinde sıkı bir denetim uyguluyor.
Ülkedeki sıkı sansür ve denetim kuralları, bazıları tarafından Büyük Çin Seddi'ne ve bilgisayarlarda kullanılan "Firewall" güvenlik duvarına atıfla "Büyük Çin Güvenlik Seddi" diye adlandırılıyor.
Çinli Mayıs ayında internette bilgi akışını denetleyecek yeni bir kurul oluşturmuştu.
Yeni kurum, hükümetin Çinli kullanıcıların erişebildiği içeriği daha da sıkı denetleyebilmesini sağlayacak.

Kazıdan 2 tonluk aslan çıktı

1 Yorum Yazılmış
kazı,aslan,heykel,arkeoloji,hatay,Neo Hitit,müze
Hatay'da yapılan arkeolojik kazılarda Neo Hitit dönemine ait 2 ton ağırlığında 1.60 metre boyunda 1.50 metre uzunluğunda bir aslan heykeli bulundu.

Reyhanlı ilçesinde hayırsever işadamı Kazım Kuseyri'ye ait olan arazi sınırları içerisinde olan ve 1930'dan bu yana kazı çalışmalarının devam ettiği Tel Tayinat Höyüğünde bulunan aslan heykeli Antakya Arkeoloji Müzesi'ne teslim edildi.
Heykelin, müzeye getirilişinde ve teslim edilişinde, arsa sahibi Kazım Kuseyri'nin oğlu olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve AntakyaTicaret Borsası (ATB) Başkanı Mehmet Ali Kuseyri ile birlikte, dünyanın dört bir yanından gelerek Hatay'daki kazılara katılan arkeologlar da hazır bulundu.
Burada bir açıklama yapan Toronto Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Timothy P. Harrison, buldukları aslan heykelinin, 1930'lu yıllarda yapılan kazılarda bulunan aslanlarla aynı sitilde yapıldığını belirterek, "Antakya'da müzesinde bulunan başka aslanlarda vardı. Bu aslanı Kazım Kuseyri'nin arsasından çıktı. Bu aslanında müzede bulunan aslanlarla aynı döneme ait olduğunu tahmin ediyoruz. Tel Tayinat Höyüğünde ilk kazı çalışmaları 1930'lu yıllarda yapıldı.
O tarihlerde yapılan çalışmalarda ortaya çıkan tapınakta yapılan kazılarda bulunan aslanlar Antakya Arkeoloji Müzesinde sergileniyor. Aynı bölgede 2009 yılında bir tapınak daha bulundu. Yaptığımız kazı çalışmaları sırasında ikinci tapınağın alt kısımlarında da bu aslan heykelini bulduk" dedi.
Aslan heykelinin Neo Hitit dönemine ait olduğunun altını da çizen Harrison, "Ama tarih olarak şu anda net bir tarih söylememiz mümkün değil. Heykel hakkında ancak 1930'lu yıllarda bulunan tapınaktan daha erken bir tarihe ait olduğunu söyleyebiliriz. Buda milattan önce 8. yüzyıl veya en geç 9. yıl yüz olabilir. Çünkü 1930'lu yıllarda yapılan kazılarda bulunan tapınak 8. yüzyıla aitti. Şimdi bulduğumuz aslan heykeli de o tapınaktan çıkan aslanların sitilinde yapılmış bir aslan heykeli. Bu heykelde daha önceki bir dönemden geldiği için sitilin devamlılığını gösteriyor. Yani Hatay tarihinde bulunan bir sanatsal sitilin devamını gösteriyor. Bu müthiş sanat eserinin bu bölgede üretilen bir sanatın parçası olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu.
Profesör Harrison ayrıca Tel Tayinat Höyüğünde içinde çeşitli ülkelerden uzmanlarında bulunduğu 35 kişilik bir grupla kazı çalışmalarına 21 Haziran'da başladıklarını ve çalışmalarının Ağustos ayı ortalarına kadar devam edeceğini söyledi.
Açıklamaların ardından, Toronto Üniversitesi Arkeoloji Profesörü Timothy P. Harrison ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve AntakyaTicaret Borsası (ATB) Başkanı Mehmet Ali Kuseyri heykelin önünde fotoğraf çektirdiler.

Dev oyundan kötü haber!

0 Yorum Yazılmış
Elder Scrolls,oyun,dev,GamePlanet,demo,Skyrim
Beklenen oyundan yeni gelişmeler

Herkesin büyük bir merakla beklediği dev oyundan, tüm oyuncuları yasa boğacak bir haber geldi...


Oyun severlerin ziyadesiyle sevdiği ve çıkardığı her oyunuyla, oyun piyasasına damgasını vurmuş olan Elder Scrolls serisin son oyunu, hazırlıklarını sürdürüyor.
Herkesi heyecanlandıran ve seriyi çok daha epik bir hale getirecek olan oyundansa, serinin takipçilerini üzecek bir haber geldi. Bethesda'nın yapımcısı Craig Lafferty, GamePlanet'a verdiği bir röportajda, Elder Scrolls Skyrim için herhangi bir demo yayınlamayacaklarını açık bir şekilde söyledi. Birçok oyun severi üzen bu haberin sebepleriyse Lafferty için fazlasıyla geçerli.
"Bu büyüklükteki ve karışıklıktaki bir oyun için sadece bir demo yapmak, onu hiçe saymak olurdu. Her şeyi bir kenara bırakıp bu demo'yu ürettiğimizi düşünseniz bile; böyle bir oyunun oyuncuları çekecek bütün özelliklerini tek bir demo'ya sığdırmamız imkansız. Ayrıca üreteceğimiz demo inanılmaz dosya büyüklüklerine sahip olur." diyen Lafferty, bir yandan bizleri üzse de bir yandan da Skyrim'in ne kadar detaylı ve kaliteli bir oyun olacağının sinyallerini de vermekten geri kalmıyor.
2006 yılındaki Oblivion zaferinden sonra, bakalım Skyrim oyun piyasasına ne gibi bir darbe vuracak. Oyun, 11 Kasım 2011 tarihinde raflardaki yerini almayı bekliyor.

Intel Türkiye’den bir atama daha

0 Yorum Yazılmış
intel,atama,Türkiye,atama
Intel Türkiye, Ortadoğu ve Afrika İş Geliştirme Bölge Müdürlüğü’ne atanan Çiğdem Ertem, 
Genel Müdürlük bayrağını Burak Aydın’a devretti.
Intel Türkiye’deki üç yıldır sürdürdüğü Genel Müdürlük görevini, Intel Türkiye Genel Müdür Yardımcısı ünvanıyla başarılı çalışmalara imza atan Burak Aydın’a devreden Çiğdem Ertem, Türkiye, Ortadoğu ve Afrika (META) İş Geliştirme Bölge Müdürlüğü görevine atandı.
İstanbul, 19 Temmuz 2011 – Intel Türkiye operasyonunu üç yıl boyunca başarıyla yürüten Intel Türkiye Genel Müdürü Çiğdem Ertem, Intel’in uluslararası organizasyonuna atanarak, Türkiye, Ortadoğu ve Afrika İş Geliştirme Bölge Müdürü oldu. Ege Ertem’in ardından bölgeye atanan Intel Türkiye’nin başarılı lideri Çiğdem Ertem, Genel Müdürlük görevini, şirketin Genel Müdür Yardımcısı olarak değerli çalışmalara imza atan Burak Aydın’a devretti.
Intel, başarılı liderlerini, ulusal ve uluslararası çapta takdir ediyor  
Yeni yapılanma ile ilgili açıklamada bulunan Intel Türkiye, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi Direktörü Ayşegül İldeniz, “Intel olarak, yenilikçi, açık ve dinamik şirket yapımızla gerek Türkiye gerekse Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’nde çalışmalarımızı başarıyla sürdürüyoruz. Türkiye pazarında yakalanan yüksek büyüme oranları ve başarıların arkasında çok güçlü ve yaratıcı bir ekip var. Bu ekibe üç yıl boyunca liderlik eden Çiğdem Ertem’in, şimdi bölgede İş Geliştirme Bölge Müdürü olması bizim için çok değerli. Bu başarıların gerçek kılınmasında Ertem ile omuz omuza çalışarak, katma değerli hizmetler sunan Burak Aydın’ı da Intel Türkiye Genel Müdürlüğü görevine getirmiş bulunuyoruz. Ertem’in bölgeye atanması ve Aydın’ın yeni pozisyonu, Intel’in çatısı altındaki yetenekleri kariyer yolculuklarında desteklediğinin en güzel örneğidir” dedi.   
Türkiye’nin e-dönüşümüne katkı sağlayan yenilikçi projelerin mimarı
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan ve İşletme Yönetimi Yüksek Lisansı bulunan Burak Aydın, iş hayatına Andersen Consulting/Accenture firması çatısı altında Almanya ve Avusturya’da danışman olarak çalışarak başladı. Sonrasında Türkiye’ye dönerek Siemens Business Services bünyesinde Stratejik Planlama Danışmanlığı ve Müdürlüğü görevini yürüttü. Gerek yurtiçi gerekse yurtdışı pazarlarda önemli deneyimler kazanan Aydın, Intel Türkiye’ye, 2006 yılında, Eğitimden ve Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelere Yönelik Programlardan Sorumlu İş Geliştirme Müdürü olarak katıldı. 2009 yılında, teknoloji kullanarak katma değer yaratma, bilgisayar kullanımını yaygınlaştırma ve erişilebilir kılma hedefleriyle İş Geliştirme Grup Müdürlüğüne atandı. Türkiye’de yenilikçi projelerin hayata geçirilmesi için kamu, STK ve özel sektör işbirliktelikleri ile önemli çalışmalara imza atan Burak Aydın, Türkiye sorumluluklarının yanı sıra Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’ni kapsayan strateji ve  iş planlarının hazırlanmasında da etkin rol oynadı.        

Deneyimini, Türkiye’den sonra Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’ne taşıyacak
İş hayatına, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nden mezun olduktan sonra Merkez Bankası Bilgi İşlem Departmanı’nda sistem analisti olarak başlayan Çiğdem Ertem, Bilkent Üniversitesi’nde İş İdaresi yüksek lisansını tamamladı. Aralarında Meteksan’ın da bulunduğu endüstrinin önde gelen şirketlerinde çeşitli yöneticilik pozisyonlarında görev aldı. Siemens Business Services’da Kamu Sektöründen Sorumlu Direktör olarak çalıştıktan sonra 2004 yılı sonunda Intel Türkiye’de İş Geliştirme Grup Müdürü olarak göreve başlayan Çiğdem Ertem, bu süre içerisinde Türkiye’de bilgisayar sahipliğini artırmaya yönelik çok sayıda programın başarıyla hayata geçirilmesini sağladı. Şubat 2008’den bu yana da Intel Türkiye Genel Müdürü olarak görev yapmaktaydı.

Hacker adam

1 Yorum Yazılmış
hacker,medya,internet,site,öldürürse
Hacker adam "öldürürse" işte böyle "öldürür"

Son günlerde ortalığı birbirine katan hacker grubu, şimdi de ünlü medya patronunu "öldürdü!"


Büyük şirketlere saldırılar düzenleyen LulzSec grubundaki hacker'lar, bu kez de medya patronu Rupert Murdoch'a ait Sun gazetesinin internet sitesini hack'ledi ve Murdoch'ın öldüğünü duyurdu(!)
İngiliz The Sun gazetesinin internet sitesindeki bir güvenlik açığını yakalayan ve web sitesine girenleri sahte bir sayfaya yönlendiren hacker'lar, bu sahte sayfada "tabloid medya patronunun bahçesinde ölü bulunduğuna" yer verdi.
Siteye giren birçok kişi thesun.co.uk yerine net-times.co.uk/sun adresine yönlendirilirken (ki bu adrese haberi yazdığımız esnada ulaşılamıyordu) bu yönlendirmeler stabil olarak çalışmıyordu. Zira The Sun'ın sitesini ziyaret edenlerin hepsi değil, bir kısmı bu sahte sayfaya yönlendirilebildi.